Seyyidül İstiğfar Duası: Arapça, okunuşu, anlamı ve fazileti
Seyyidül İstiğfar duası: Arapça metni, Türkçe okunuşu ve anlamı. Buhârî'de Şeddâd bin Evs'ten rivayet edilen hadis, sabah akşam ne zaman okunduğu ve fazileti.
Seyyidül İstiğfar, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) bizzat „istiğfarın efendisi“ diye adlandırdığı duadır. Sabah bir, akşam bir kere okunur. Kısa istiğfar lafızlarının aksine ardı ardına tekrarlanmak için değildir; değerini uzunluğundan ve içerdiği itiraftan alır. Şeddâd bin Evs'ten (r.a.) rivayet edilen hadiste, bu duayı kesin bir inançla okuyup o gün içinde vefat edenin cennet ehlinden olacağı bildirilmiştir (Buhârî, nr. 6306).
Seyyidül İstiğfar duası: Arapça, okunuşu ve anlamı
Seyyidül İstiğfar
اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي، لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ، وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ، أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ وَأَبُوءُ لَكَ بِذَنْبِي، فَاغْفِرْ لِي، فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَAllâhümme ente Rabbî, lâ ilâhe illâ ente, halaktenî ve ene abdüke, ve ene alâ ahdike ve va'dike me'stata'tü, eûzü bike min şerri mâ sana'tü, ebû'ü leke bi ni'metike aleyye ve ebû'ü leke bi zenbî, fağfir lî, feinnehû lâ yağfiru'z-zünûbe illâ ente
Allah'ım! Sen benim Rabbimsin, Senden başka ilâh yoktur. Beni Sen yarattın, ben Senin kulunum. Gücüm yettiğince Sana verdiğim söz ve ahdim üzereyim. Yaptıklarımın şerrinden Sana sığınırım. Üzerimdeki nimetini itiraf ederim, günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla; çünkü günahları Senden başkası bağışlamaz.
Seyyidül İstiğfar ne demek?
Arapçada seyyid, efendi ve bir topluluğun önde geleni demektir. Seyyidü'l-İstiğfar da „istiğfarların efendisi“, yani bağışlanma dilekleri arasında en üstünü anlamına gelir.
Bu adı sonradan âlimler vermiş değildir. Hadiste bizzat Peygamber Efendimiz (s.a.v.) „Seyyidü'l-istiğfar şudur“ diyerek duayı bu isimle tanıtmıştır. Yani üstünlük iddiası duanın kendi kaynağından gelir.
Duada ne söyleniyor?
Dua tevhid ile başlar: „Sen benim Rabbimsin, Senden başka ilâh yoktur.“ Ardından kulluk kabul edilir: yaratan Allah'tır, söyleyen ise O'nun kuludur. Bu iki cümle, bağışlanma dilemeden önce kimden ve ne sıfatla dilendiğini yerine oturtur.
Bunu takip eden „gücüm yettiğince“ kaydı dikkat çekicidir. Kişi ahdine eksiksiz sadık kaldığını iddia etmez; gücünün yettiği kadarını söyler. Dua, insanı olduğundan iyi göstermeye çalışmaz.
Sonunda iki itiraf yan yana gelir: üzerindeki nimetin itirafı ve günahın itirafı. İkisi birlikte söylenir, çünkü biri olmadan diğeri eksik kalır. Kapanış ise gerekçesini kendi içinde taşır: bağışlanma yalnızca Allah'tan istenir, çünkü günahları bağışlayacak başka biri yoktur.
Seyyidül İstiğfar ne zaman okunur?
Sabah bir, akşam bir kere. Hadiste geçen „gündüz okuyan“ ve „geceleyin okuyan“ ifadeleri bu iki vakti gösterir; bu yüzden dua sabah ve akşam zikirlerinin içinde yer alır. Sabah vakti fecirden sonra, akşam vakti ise ikindi ile güneşin batışı arasında okunması yaygın uygulamadır.
Günde yüz kere tekrarlanan bir zikirde zorluk saymaktır; burada ise zorluk hatırlamaktır. Sabah ve akşam olmak üzere iki sabit vakit vardır ve bir kez kaçırıldığında o vakit geri gelmez.
Tam da bunun için Tasbih Counter uygulamasını tavsiye ederiz: sabah ve akşam zikirleri için hatırlatma kurar, okuduklarınızı kaydeder ve gün gün takip etmenizi sağlar. Seyyidül İstiğfar'ın yanında okunan diğer sabah akşam zikirleri sayılı olduğu için, online zikirmatik da işinizi görür; yalnızca hatırlatma özelliği bulunmaz.
Seyyidül İstiğfar kaç kere okunur?
Her vakitte bir kere. Sayıyı artırmak gerekmez ve hadiste böyle bir tekrar geçmez. Bu yönüyle kısa lafızlardan ayrılır: „Estağfirullah“ günde yetmiş veya yüz kere tekrarlanırken, Seyyidül İstiğfar sabah ve akşam birer kez okunur. İkisi birbirinin yerine geçmez; kısa lafızlar için tövbe istiğfar duası sayfasına bakabilirsiniz.
Seyyidül İstiğfarın fazileti
Şeddâd bin Evs (r.a.) Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivayet eder: kim bu duayı gündüz kesin bir inançla okur da akşam olmadan vefat ederse cennet ehlindendir; kim de geceleyin kesin bir inançla okur da sabah olmadan vefat ederse yine cennet ehlindendir (Buhârî, nr. 6306).
Hadisteki „kesin bir inançla“ kaydı atlanmaması gereken bir şarttır. Müjde, kelimeleri ağızdan geçirmeye değil, söylenene inanarak söylemeye bağlanmıştır: Allah'ın Rab olduğuna, kulun aciz kaldığına ve bağışlamanın yalnızca O'ndan geleceğine. Duanın uzunluğu da bunu kolaylaştırır; her cümlesi bir şeyi ikrar ettirir.